23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Tüm Yurtta ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde kutlanıldığı gibi; Konya-Hadim-Gezlevi'de Korualan(Gezlevi) İlköğretim ve Ortaokulu Bahçesinde de büyük bir coşkuyla kutlanıldı.Hava şartlarının açık ve güneşli olması, Halkımızın kutlama proğramına yoğun katılım ile iştirakine neden oldu. Kadın Erkek, Genç Yaşlı her bireyin katıldığı Proğram akışı şöyle gelişti.Açılılış, Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması, Gnün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılması,2/A ve 3/A 7/A sınıfı öğrencilerinin günün anlamını belirten şiir okumaları halkımızı duygulandırdı.8/A sınıfı öğrencileri Domates taşıma yarışması yaparken, Anasınıfı öğrencileri de Küçük Farecik gösterisi,5/A İmam Hatip Öğrencileri Arzı Uğuz nezaretinde gösteri yaptılar.6/A sınıfı öğrencileri Çuval yarışması yaparken,4/a sınıfı öğrencileri Öğretmen Ahmet İNCE önderliğinde gösteri yaptılar.1/A sınıfı öğrencilerinden Sıdıka Sayın, Zeynep Esra Şahin Dünya Çocuk Bayramı şiirini, Anasınıfı öğrencileri Cumhuriyet Güneşi şiirini,5/A Öğrencisi Emine Orhan 23 Nisan şiirini 6/A sınıfı öğrencileri 23 Nisan şiirini okudular.Güldürü dolu yarışmalardan;3/A Öğrencileri Sandalye kapmaca oyunu,1/A 2/A Öğrencileri de Yoğurt yeme yarışması,8/A Öğrencilerinden bir gurup Dönmeli Penaltı atma yarışması yaparak seyircileri kahkahaya boğdular.Ali Yüğen hocanın müzik dinletisinin ardından, Bayan Veliler İğneye İplik takma,Bay Veliler de; halat çekme yarışması ile programa katıldılar.Tüm kategoriler de birincilik kazanan yarışmacılara ödül töreninin ardından Ortaokul Müdür yardımcısı sayın Mustafa Özkunduz tarafından teşekkür konuşması ile kapanış gerçekleştirildi.Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir tarih olan 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi kapılarını açtı.23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı ismi buradan geliyor.Daha sonra 1927 yılında 23 Nisan,o dönemin Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır.Daha sonra iki Bayram bir arada kutlanmaya devam edilmiştir ve adı 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı olmuştur. Egemenlik; yönetme yetkisidir. Ulusal Egemenlik; yönetme yetkisinin Ulusta ve Millette olmasıdır.23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisi'mizin toplandığı gündür. 23 Nisan, ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Bu gün Milli Egemenlik Bayramı'mızdır.23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı ulus­ların çocukları da katılmaya başlamıştır.  23 Nisan'da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan'da yurdumuz bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş­malar yaparlar, şiirler okurlar. Gece fener alayları düzenlenir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür. Çocuk bayramımızdır. Yarının büyükle­ri olan sevgili çocukların bayramıdır.Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO'nun 1979′u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'ni başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır.Bu bayram, TBMM'nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Millî Bayramı ve 1 Kasım 1922′de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935′te 23 Nisan Millî Bayramı'yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin 1927′de ilan ettiği ve ilki Atatürk'ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın kendiliğinden birleşmesiyle oluştu.Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM'nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. Günümüzde bayrama diğer ülkelerden çocuklar katılmakta, çeşitli gösteriler hazırlanmakta, okullarda törenler ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.Ayrıca 1933′te Atatürk'le başlayan çocukları makama kabul etme geleneği günümüzde çocukların kısa süreliğine devlet kurumlarının başındaki memurların yerine geçmesi şeklinde devam etmektedir.Ülkemizin,Bölgemizin ve tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasınını Allah (c.c)den niyaz ederim.Hatıp.23 Nisan 2016 Gezlevi. 

     Tüm fotoğraflarİçin Tıklayınız!..

GEZLEVİ’DE KUTLU DOĞUM HAFTASI KUTLANDI

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Hadim-Korualan Çok Proğramlı Anadolu Lisesi Öğrencileri 19 Nisan 2016 tarihinde saat 20.00 de Gezlevi Nikah Salonunda ‘’HZ. Muhammed (s.a.v.)in doğumunun 1445.yılını kutlamak için çeşitli proğram hazırlanmıştır.

18 Nisan 16 saat 20.00 de başlayan Proğrama Sayın İlçe Müftüsü sayın Ahmet Demirel ve Hadim İlçe seçim kuru müdürü sayın Ali TEKEDERE, Din görevlileri, Öğretmen ve Öğrenciler ile birlikte bay ve bayan katılımcılardan oluşan kalabalık bir dinleyici iştirak etti.

Aziz şehitlerimizin mübarek ruhları için bir dakikalık saygı duruşundan sonra İstiklal marşımız okundu. Okul Öğrencilerinden İbrahim Budak Kur’an-Kerim okudu, Fatma Nur Keklik ise; mealini okuyarak seyircilerden büyük alkış aldılar.

Yine Okul Öğrencilerinden Ruveyda Gül Arslan günün anlam ve önemini belirten güzel bir konuşma yaptı. Huriye Karapınar da Aşk-ı Kadim adli şiiri, Zeynep Kılıncer adlı öğrenci Şehit Tahtında adlı ilahiyi, Mevlüt Kuzan Yıldızları Al Yanına adlı ilahiyi, Şerife Uzun da Gelseydin şiirini, okudular.
Okul Öğrencilerinin hazırlamış oldukları Gösteriyi izledikten sonra, Selvi Yeşil Mektup adlı makaleyi okuyarak dinleyicileri duygulandırdılar. Fatma Uzun Miraç, Emine Hatun Çakır Faran Dağları  adlı şiiri okudular. Şerife Mercan Kaside-i Bürde adlı ilahiyi, Esra Akmaz da Peygambmizin Örnek Kişiliği adlı makaleyi okurlarken, Selvi Yeşil kendisinin yazmış olduğu şiiri, Fatma Nur Keklik Hicretin Onbirinci Senesi adlı ilahiyi okudu.
Hacer Vural ve Şifa Kılınçer Peygamberimizin Veda Hutbesini okudular.

Okulumuz 11/A(GL)öğrencilerinin yapmış olduğu Hatm-i Şerifin, okunmuş olan Yasin-i Şerif ve Fetih surelerinin hayatımıza başarılı günlere yöneltmesi ümit ve dileğiyle Hadim Müftüsü sayın Ahmet Demirel hocamız da Teşekkür, Tavsiye ve kapanış konuşmasının ardından dua buyurdular.

 Konya-Hadim-Korualan Çok Proğramlı Anadolu Lisesi öğrencilerin sayın öğretmenleri iyi hazırlamış, öğrencilerimiz de ödevlerine iyi çalışmışlar, görevlerini başarıyla sunarak dinleyicilere güzel ve anlamlı bir gece yaşattılar.


Öncelikle;Hadim Müftüsü sayın Ahmet Demirel’e, Korualan Lisesi Müdürü sayın Mutafa Uyar ve diğer öğretmen arkadaşlarıma, Proğram da görev alan öğrenci kardeşlerime, Kutlama proğramına iştirak ederek geç saatlere kadar büyük bir coşku ve dikkatle izleyen büyük küçük, Kadın Erkek korualan halkına candan teşekkür ederim. Hz. Allah (c.c) kendisine hakkıyla kul, Peygamber efendimize sadık ümmet eylesin. Ülkemizi ve Müslümanları zalim ve kahpe düşmanların şerrinden korusun. Şehitlerimize Rahmet, Gazilerimize acil şifalar versin.Hatıp.20.04.2016







Tüm Fotoğraflar İçin Tıklayınız..!!!

AHMET POÇANOĞLU HADİM’DE KONFERANS VERDİ

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Selçuk Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Sayın Ahmet POÇANOĞLU hoca efendi Hadim Belediye Nikah Salonunda ‘’HZ.PEYGAMBER S.A.V) İN OLUŞTURDUĞU VAHDET TOPLUMU’’ konulu konferans verdi.
18 Nisan 16 saat 20.00 de başlayan konferansa Sayın İlçe Kaymakamı, Belediye Başkanı, Daire Amirleri, Selçuk Üniversitesi öğretim görevlisi Ali Pekcan, Din görevlileri, İlçe Müftüsü ve bay ve bayan katılımcılardan oluşan kalabalık bir dinleyici iştirak etti.
İlçe Müftüsü sayın Ahmet Demirel’in açılış konuşması ve Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra Selçuk Üniversitesi öğretim görevlisi Ali Pekcan hocamızın selamlama konuşmasını müteakip Hatip Ahmet POÇANOĞLU konuşmasına devam etti.
Kur’an-ı Kerimden Ayet ve mealleri ile Hadis-i Şeriflerden örnekler vererek anlatımlarını sürdüren Hatip,konuşmalarına özetle şöyle devam etti.
İslam ümmeti bugün tarihinin en zor günlerini yaşamaktadır.
   Ümmetin ocağına ateşler düşmüştür,tefrika ateşi ümmeti her taraftan kuşatmıştır.şiddet ve dehşetle,müslüman kanı dökülmekte masum canlar katledilmektedir. müslümanların izzeti, tarih boyu oluşturduğu değerleri ve değerllileri yok edilmekte ; milyonlarca insan evinden barkından yurdundan çıkarılmakta yaşanan kaos ortamı bütün dünyada islam ve müslüman algısını tahrip etmektedir. Müslümanlar aleyhine acımasızca bir propaganda sürdürülmekte bu yüce din korku ve şiddet dini olarak lanse edilmekte müslümanlar arasında tefrika ateşi sürekli körüklenmektedir.
Sonuç:
 وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِين
‘’Allah ve resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. bir de sabredin. çünkü allah sabredenlerle beraberdir.’’
Enfal 46
Şu iyi bilinmelidir ki mezhepler İslamın anlaşılmasında ,yaşanmasında, farklı kanaatleri temsil eden, zamanla oluşmuş beşeri mekteplerdir, mezhebi dinle aynileştirmek yada mezhep mensubiyetini İslam aidiyetinin üstünde görmek; mezhep ve meşrebe dayalı ayrıştırma ,ötekileştirme ve çatışmalar, taassup ve kalplerin, gönüllerin işgalidir.
Şimdi İslam beldelerini ‘’Şamı Şerif'te, Selam Yurdu Bağdatta, hikmet beldesi San’a’da yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Unutmamalıdır ki selam ve eman yurtlarını, tarihte sahip oldukları huzura kavuşturmanın, adaleti temin etmenin yolu ,Müslümanların tevhid ve vahdet’de , rahmet ve merhamet'te buluşmasından geçmektedir.        
Enbiya suresi 92. Ayette  إِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ 
‘’Hakikaten bu (bütün peygamberler ve onlara iman edenler) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise bana kulluk edin.’’
  İslam  Allah'ın birlik  ve eşsizliğini  insanın kalbine yerleştirerek, şirke, bölünmüşlüğe, parçalanmışlığa sevkeden, saptıran her türlü yanlış inanç, düşünce ve ideolojiden arındırır. Tevhid inancı insanların kalplerine, akıllarına, Allah'ın birliğini, eşsizliğini yerleştirmekle kalmaz, aynı zamanda kainatın tüm farklılık ve çeşitliliğine rağmen mükemmel bir uyum içinde, bir ve bütün olarak nasıl var edildiğine ve işleyişine dikkat çeker.     
Yaratılmış olan kainat, yaratıcı olan Allah'ın varlığının ; kâinattaki dirlik ve düzen ise yaratıcının birliğinin en büyük delilidir.
Allah-Alem ilişkisinin izini dikkatle sürdüğümüde
    âlemlerin Allah'ın varlığının birliğinin ve kudretinin önünde secde eden bir  Sacit ki
¢ أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَمَن فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُوَالْجِبَالوَالش وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاء*
‘’ Görmez misin ki, göklerde olanlar ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde ediyor; birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa, artık onu değerli kılacak bir kimse yoktur. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.’’ Hac suresi,18

  
O’nu bütün noksan sıfatlardan tenzih eden bir Müsebbih
 تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدَهِ وَلَكِن لاَّ تَفْقَهُونَ
                                                                             تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا
‘’Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.’’ İsra suresi,44
Ve onun emrine teslimiyet halinde bir Müslim
¢ أَفَغَيْرَ دِينِ اللّهِ يَبْغُونَ وَلَهُ أَسْلَمَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ
وَالأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَإِلَيْهِ يُرْجَعُون 
Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O'na teslim olduğu halde onlar (ehl-i kitap), Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki O'na döndürüleceklerdir .Al-i İmran83 
 Bütün kainat yaratıcısına sürekli ibadet eden bir abid sıfatıyla, düzensizlik, gelişigüzellik ve çelişkiden eser olmayan, intizam, İnsicam ve istikrarıyla Allah'ın varlığına,birliği'ne alamet olan bir vahdaniyet simgesidir
 İnsan bu tevhid halindeki abidevi yapının kendisi için yaratıldığı, eşrefi mahlukattır. Yer,gök ve ikisinin içindeki nimetler insanın hizmetine verilmiştir.

     هُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِن رِّزْقِهِ وَإِلَيْهِ النُّشُورُ

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.
Allah'ın dini iki kelime;kelime-i tevhid ve Vahdet-i kerime (yani Allah'ın birliği ve ümmetin Birliği) üzerine kurulmuştur. Müslümanların bütün Küfürün karşısında tek ses , hainin karşısında tek yürek, zalimin karşısında tek vücut olabilmesi mezhebe, meşrebe , ırka , coğrafyaya, ideolojiye değil, Tevhid ve Vahdet anlayışına sarılmakla mümkün olacaktır.
Kuran-ı Kerim bu durumu şöyle tasvir eder.

وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
  Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.      Al-i İmran 103
 Öyle bir nesil kiيمشون علي الارض هونا  şımarmayan, azgınlık etmeyen, yumuşak huylu, tertemiz.
     Öyle bir nesil ki böbürlenmeyen, kibirlenmeyen, alçakgönüllü, hiç kimsenin kendilerinden sıkıntı çekmediği (tahammül zorluğu yok), kimsenin kendilerinden zarar görmediği bir nesil. Örnek nesil hem kendi çağdaşlarından çok üstün zira Bizans ve İran bu neslin karşısında göçüverdi. Hem kıyamete kadar bütün çağlara örnek bir nesil. Tevhid inancı etrafında sağlam bir akitle Rasulullah s.a.v’e bağlanmış onun etrafında kenetlenmiş bir ümmet.
    Ülfet erbabı ,din kardeşini üzecek,incitecek, kıracak söz ve davranışlardan sakınır. Sabırlı,tahammüllü ,vefakar ve fedakar olur, hemen selam verir, önce elini uzatır, gelmeyene gider, vermeyene verir, al-i cenab bir toplumdur.
Kalbi selim sahiplerinden oluşur, asla küçümsemez, ayıplamaz, horlamaz.
Hasan el benna'nın ifadesiyle:
 (نتفق فيما اتفقنا عليه، ويعذر بعضنا بعضا فيما اختلفنا فيه)
    İttifak ettiğiniz konularda, ittifak edelim ,farklı düşündüğümüz konularda, birbirimizi mazur görelim.
¢ الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هَدَاهُمُ اللَّهُ وَأُوْلَئِكَ هُمْ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ
‘’Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar.   Zümer Suresi :18
   1.CEMAATTEN AYRILMAMAK
Allah ümmetimi sapıklık üzerinde birleştirmez, Allah'ın eli cemaatle birliktedir, kim cemaatten ayrılırsa cehenneme ayrılmış olur.
Yine cemaatte rahmet tefrika da azap bulunduğunu belirterek, Rasûlullah (S.A.V) efendimiz ‘’Cemaatten ayrılmayın,ayrılıktan sakının, şüphesiz şeytan tek başına kalanlarla birliktedir. İki kişiden ise uzaktır, kim cennetin ortasını isterse cemaate yapışsın.’’ (Tirmizi fiten)

 عَلَيْكُمْ بِالْجَمَاعَةِ ، وَإِيَّاكُمْ وَالْفُرْقَةَ ، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ مَعَ الْوَاحِدِ ، وَهُوَ مِنَ الاثْنَيْنِ أَبْعَدُ ، وَمَنْ أَرَادَ بُحْبُحَةَ الْجَنَّةِ فَعَلَيْهِ بِالْجَمَاعَةِ
    2.SEVADI AZAM’A UYMAK
     Ortak bir hareket ve düşünce yapısını benimsemiş ekseriyeti teşkil etmiş topluluk.     
     Bir manada çoğunluğun yaşandığı ekonomik hayat seviyesi. Hz.Ömer (r.a) kızı hazreti Hafsa’nın yanına gider sofrada iki çeşit yemek koyduğunu görünce ‘’kızım sen bunun birini kaldır zira çevremizdekilerin çoğu iki çeşit yemeği bir arada görecek durumda değil’’ der.
      Hz.Peygamber (s.a.v) ve ashabının yolunda olan büyük topluluk, büyük gölge sevadı azam’a uyumak bir aidiyet, itikadi ve ameli bir duruş ve davranış demektir. Gerek akidede ve gerek amelde müslümanların büyük çoğunluğunun tercih ettiği yolda yürümek,      
¢ قال رسول الله صلى الله عليه و سلم :
¢ " إن أمتي لن تجتمع على ضلالة فإذا رأيتم الاختلاف فعليكم بالسواد الأعظم
                    
   Rasulullah (s.a.v) efendimiz ‘’Ümmetim dalalet üzerine birleşmez öyleyse bir konuda ihtilaf olduğunu gördüğünüzde sevadı azam’a tabi’’ olun.    
    İbni mace fiten 8
3.MESCİD-İ DIRAR’DAN UZAK KALMAK
     Müslümanlar’ın itikadi,ameli,ortak kimliklerinin dışında fitneler üreten, cami görünümlü, ayrılıkçı oluşumlardan uzak durmalı.Bu yapılar genellikle toplumdaki analık-babalık,hısım-akrabalık bağlarını,bozmak suretiyle insanların kayıtsız ve şartsız kendilerine bağlanmalarını isterler.Bilindiği üzere münafıklar’ın,Medine'de Müslümanların vahdetine zarar vermek amacıyla Kuba mescidin’in karşısına yaptırdıkları böyle bir mescid’i, Rasûlullah (s.a.v) efendimiz yıktırmıştır.
¢ وَالَّذِينَ اتَّخَذُواْ مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْرِيقًا بَيْنَ الْمُؤْمِنِينَ وَإِرْصَادًا لِّمَنْ حَارَبَ اللّهَ وَرَسُولَهُ مِنقَبْلُوَلَيَحْلِفَنَّ إِنْ أَرَدْنَا إِلاَّ الْحُسْنَى وَاللّهُ يَشْهَدُ إِنَّهُمْ لَكَاذِبُون
¢ لا تَقُمْ فِيهِ أَبَدًا لَّمَسْجِدٌ أُسِّسَ عَلَى التَّقْوَى مِنْ أَوَّلِ يَوْمٍ أَحَقُّ أَن تَقُومَ فِيهِ فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَن يَتَطَهَّرُواْ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ
  Tövbe suresi 107 108
¢ 4. 4.SÜNNET’E UYMAK
                                                                             فَقَالَ :
¢ " أُوصِيكُمْ بِتَقْوَى اللَّهِ وَالسَّمْعَ وَالطَّاعَةَ وَإِنْ عَبْدًا حَبَشِيًّا مُجَدَّعًا ، فَإِنَّهُ مَنْ يَعِشْ مِنْكُمْ فَسَيَرَى اخْتِلافًا كَثِيرًا ، فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِي وَسُنَّةِ الْخُلَفَاءِ الرَّاشِدِينَ الْمَهْدِيِّينَ مِنْ بَعْدِي عَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِذِ وَإِيَّاكُمْ وَمُحْدَثَاتِ الأُمُورِ فَإِنَّ كُلَّ بِدْعَةٍ ضَلالَةٌ " .

    "Size, buyurdu, Allah'a karşı takvada bulunmanızı, başınızda Habeşli bir köle olsa bile emirlerini dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Zira, sizden hayatta kalanlar benden sonra nice ihtilaflar görecek. Öyle ise size sünnetimi ve hidayet üzere olan Hülefâ-i Râşidîn'in sünnetini hatırlatırım, bunlara uyun ve dört elle sarılın. Sonradan çıkarılan şeylere karşı da son derece dikkatli ve uyanık olun. Zira (sünnette bulunana zıt olarak) her yeni çıkarılan şey bir bid'attır, her bid'at de dalalettir. sapıklıktır." Tirmizî, İlim 16, (2678); Ebu Dâvud, Sünne 6, (4607).

5.EHLİ KIBLEYİ TEKFİR ETMEMEK
¢ من صلى صلاتنا واستقبل قبلتنا وأكل ذبيحتنا، فذلك المسلم الذي له ذمة الله وذمة رسوله، فلاتخفروا الله في ذمته. رواه البخاري،
   Hz. Peygamber (salallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Kim bizim namazımızı kılar, bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse işte o, Müslümandır".  Buhari Salat 28
6.IRKÇILIK FİTNESİNDEN UZAK DURMAK
      Irkçılığı “Irkçılık, zalim de olsa kendi kavmine arka çıkmandır.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 111-112)    diye tanımlayan.
       Irkçılığa (asabiyyeye) çağıran Bizden değildir; ırkçılık için savaşan Bizden değildir; ırkçılık üzere, asabiyye uğruna ölen Bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850; Ebû Dâvud, Edeb 121)
        Rasulullah(s.a.v) Efendimiz ‘’Kim ırkçılık davası bilerek veya ırkçılığa destek vererek yoldan çıkmış birilerinin bayrağı altında öldürülürse bu bir cahiliye ölümüdür’’    Müslim imâre 57
7.ARABULUCULUK YAPMAK
       Müslümanlar arasında çıkan ayrılık ateşini söndürmek amacıyla girişilecek arabuluculuk çalışmaları, vahdeti sağlayacak önemli bir husustur.
                وَإِن طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا ۖ فَإِن بَغَتْ إِحْدَاهُمَا عَلَى الْأُخْرَىٰ فَقَاتِلُوا الَّتِي تَبْغِي حَتَّىٰ تَفِيءَ إِلَىٰ أَمْرِ اللَّهِ ۚ فَإِن فَاءَتْ فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَأَقْسِطُوا ۖ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ
Rasûlullah (s.a.v) efendimiz şöyle buyurur: ‘’Size namaz oruç ve sadakadan daha faziletlisini haber vereyim mi? Bu insanların arasını uzlaştırmaktır. İnsanların arasını bozmak tıraşlayıcıdır saçı tıraş eder demiyorum, fakat dini tıraş eder’’.
    Tirmizi Sıfat-ı Kıyamet 47
8. KARDEŞLİK HUKUKU VE AHLAKINA RİAYET
  Bu hususta şu hadisi aktaracağım
¢ إيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ وَﻻ تَحَسَّسُوا، وَﻻ تَجَسَّسُوا، وﻻََ تَنَافَسُوا، وَﻻ تَحَاسَدُوا،وَﻻ تَبَاغَضُوا، وَﻻ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللّهِ إِخْوَانًا
“Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: "Resulullah (as.v.) buyurdular ki: "Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, rekâbet etmeyin, hasetleşmeyin, birbirinize buğz etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, ey Allah'ın kulları kardeş olun.    
    Müslim Bir 28

9.SELAMI YAYMAK
   Yolda, belde, çarşıda, pazarda insanların birbirine selam verip alması aralarında köprülerin kurulmasına ve ünsiyetin artmasına vesile olur.
¢ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ , لا تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا ، وَلا تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا ، أَوَلا أَدُلُّكُمْ عَلَى شَيْءٍ إِذَا فَعَلْتُمُوهُ تَحَابَبْتُمْ ؟ أَفْشُوا السَّلامَ بَيْنَكُمْ " .     
10.BAĞLARI KURUP YAKINLIKLARI CANLI TUTMAK
            
  Bağlar kurmak vahdeti meydana getirir, tefrikayı engelliler.
¢ عن أبيه ، عن أبي هريرة ، أن رسول الله صلى الله عليه وسلم ، قال : " حق المسلم على المسلم ست " . قالوا : وما هن يا رسول الله ؟ قال : " إذا لقيه سلم عليه ، وإذا دعاه أجابه ، وإذا استنصحه له نصح له ، وإذا عطس فحمد الله شمته ، وإذا مرض عاده ، وإذا مات صحبه "
‘’Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır: Onunla karşılaştığı zaman selam ver, seni davet ettiği zaman ona icabet et, senden nasihat istediği zaman ona nasihat et, aksırıp Allah'a hamdettiğin zaman ona dua ile karşılık ver, hastalandığında onu ziyaret et, öldüğünde cenazesine katıl.’’ Buhari Edep 27**Ahmet Poçanoğlu Hocadan alıntıdır**








Tüm Fotoğraflar İçin Tıklayınız..!!!

KORUALAN ORTAOKULU ŞAMPİYON

Hadim Ortaokullararası Futbol turnuvasında geçen yıl olduğu gibi,bu yılda Korualan Ortaokulu şampiyon oldu.
Korualan Ortaokulu Yarı finalde Hadim İmam Hatip Ortaokulunu 7-1 yendi.Finalde ise, Hadim Merkez Ortaokulunu da 9-1 yenerek şampiyon oldu.
Beden Eğitimi Öğretmeni sayın Çağlar Uğurlu ve Okul Müdürü sayın Abdurrahman Alparslan hocalarımı ve saha da ter dökerek futbol oynayan sevgili Öğrencilerimizi tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.
Sayın yetkililerden bu organizasyona katılıp başarı gösteren hoca ve öğrencileri değişik şekillerde ödüllendirerek onura edecek girişimlerde bulunmalarını hassaten rica ederim.

Saygılarımla.Hatıp.19.04.2016





Tüm Fotoğraflar İçin Tıklayınız..!!!https://photos.google.com/share/AF1QipONXp6ctWsNt_Zhf7zRP8hbB9-sXOMDkXYxD0E_ldJa3dASziH01ehST5glW9ehDA?key=WDJGNkNuTzU5ampVU05aZjhwdXRPa3NpOGYyZURB

KOSGEB KURSU TAMAMLANDI

Hadim Belediyesi ve İş kur ortaklığı ile üçüncüsü açılan KOSGEB kursu, 05 Nisan 16 Salı günü başlamış olup bu gün 14 Nisan 16 Perşembe günü tamamlanmıştır.

Girişimci adaylarının katılmış olduğu Kursun hocalığını sayın Cüneyt Örkmez  üstlenmiş, büyük bir özveriyle girişimci adaylarına girişimcilik ile ilgili bilgi ve tecrübelerini sabır ve gayretle aktarmıştır.

 Sayın Cüneyt Örkmez hoca Hadim İlçesinin doğal güzelliğinden, İnsanlarının sıcak kanlı misafirperverliklerinden ve Kursa katılan girişimci adayların gün boyu devam eden dokuz günlük kurstaki davranış ve dikkatlerinden memnun olurken; Kursiyerler de kendisinden ziyadesiyle memnun kalmışlardır.


KOSGEB Girişimcilik kursunun Hadim İlçesine gelmesini sağlayan sayın Ahmet Hadimioğlu’na ve Kurs hocası sayın Cüneyt Örkmez hocama katkılarından dolayı şükranlarımı sunarım.

 İnşallah Ülkemize ve Bölgemize hayırlı uğurlu olur. Kursiyer arkadaşlara girişimcilik çalışmalarında başarılar dilerim.14.04.2016





Tüm Fotoğraflar İçin Tıklayınız..!!!

Hasan Sayın, Yakup Çetin, Ramazan Bilgili, İrfan Ulvi, Harun Şeker ve Cihat bey VE BENDENİZ Halil Şimşek Hadim Gezlevi’den yola çıkarak, Perşembe ve Yağlıpınar yaylalarından Geriş Tepesine kadar araba ile vardık.
 Sabah kahvaltısından sonra Arabaları Kar ile kapalı yola bıraktık. Yaya olarak Eğrigöl’e vardık.
Zorlu ve çetin yolculuğun yorgunluğu, kıp kırmızı Laleler, sarı ve mor Çiğdemlerin güzellikleri ve Eğrigölü çevreleyen Gigi dağının muhteşem kar manzaraları hem ruhumuzu ve hemde bedenimizi rahatlattı.

Ruh ve bedenini dinlendirmek isteyen diğer Doğa severleri Eğrigöle davet ediyorum.10.04.2016






Tüm Fotoğraflar İçin Tıklayınız..!!!

ALLAH RAHMET ETSİN

Hadim Gezlevi halkından Kayaönü mahallesi eski muhtarı, Murat İnal(Fesli murat) ın oğlu, Habib İNAL vefat etmiştir. Cenazesi Gezlevi Boğaz mezarlığına defnedildi. Allah rahmet etsin, mekanını Cennet kılsın, korktuğundan emin ve umduğuna nail eylesin. Geride bırakmış olduğu yakınlarına da Sabr-ı Cemil ihsan etsin. Emir ve hüküm Allah’ın. Başımız sağolsun.08.04.2016









Arama Kutusu

Ziyaretçi Defteri

Oku Yaz

Popüler Yayınlar

Şimdi Reklamlar...

Son Yorumlar

Karikatür Köşesi

Web Sayacı

Yandex.Metrica
Teman�n tum haklari saklidir - Korualan Gezlevi Haber Kültür ve Bilgi Web Sitesi
Anarsik CocukDavut Erarslan